Bilkent üniversitesinden giriyorum bu blogumu. Etrafta spor arabaların, jeeplerin dolaştığı, lüxün dibine kadar yaşandığı bi yer burası. Pilkent kızları ve erkekleri de cabası tabi...
Diğer bir yandan bilkentte okumak keyifli olduğu kadar yorucu da yani hem sosyal hemde derslerini aksatmayan bir öğrenci olmak peşindeyseniz; hazır olun uykusuzluktan kapanan gözler, yorgun düşmüş bir beden kaçınılmaz.
Okulun açılış günü kurulan standlardan klüp ve topluluklara üye olsak mı olmasak mı derken, gözüme bir stand çarptı: MT (mühendislik topluluğu) . Eee bir bilgisayar mühendisi olarak yazılmamak olmazdı. Bugün aktif üye olma yolunda ilerliyorum ardarda 3 toplantı ve bir projede yer almak koşulları ile aktif üye olunabiliyor. Bendeniz yapılan ilk toplantıyı kaçırmadım ve şimdiden bir proje ekibindeyim...
Geldiğim ilk günlerde okulun sıkıcı olduğu kanısındaydım. Bu kanıyı tersine çeviren herşey radyo bilkentin açıkhava partisiyle başladı; doğu kampüs çimlerinde 23.30 a kadar eğlendik, gece Laila... Partiyi takip eden günlerde MT tanışma toplantısı, KARGO konseri , MT ile Ankara kalesinde fasıl gecesi, ODTÜ'de mor ve ötesi ile şebnem ferah konseri... Ankarada arkadaşlarımla gezdiğimiz günler de cabası tabi.
Daha gelecek günlerde ne gibi programların beni beklediğinden habersizim.
Tüm bu etkinliklerin yanı sıra ders çalışmayı da başarabiliyorum!
Şu an daha çok üniversiteli olmak sarhoşluğu içersindeyim gibi ama çakır keyif bir sarhoşluk...