Tuesday, February 13, 2007

14 Şubat- Aşkın günü...


Şubat ayı onikisinin içinde en sevdiğim benim. Oksijenle bu ayda tanıştım ben; annemle, babamla, bugün beni karşılıksız seven tüm akrabağalarımla bu ayın "5"inde tanışmıştım. Huzur benim için babamın göğsünde uyumak, annemin kokusunu duymaktı. Sevgi, karşılksız birşeydi...

Öyle öğrendim ben; öyle sevdi beni annemle babam. Bende onları... Annemi, babamı, daha sonra aramıza katılan kardeşimi, kitaplarımı, dinediğim melodiyi sevdim. Büyüdükçe bir de fark ettim yanlış öğrenmişim hep. Sevgi çeşit çeşitmiş meğerse. Oyuncak bebeğini sevdiğin gibi anneni, babanı; onları sevdiğin gibi... 14 şubat işte onların sevgisine benzemeyen bir sevginin günü; "Aşk" ın günü ve "aşk çok azımızın karşılığını verebildiği bir lükstür." diyerek Nermin Bezmen bir gerçeği çok güzel ifade etmiş.

...

Bu lüksü yaşayan herkesin sevgililer günü kutlu olsun...

...

Sunday, February 11, 2007

Bir Şehri sevmek!

Hoşçakal İzmir... Teşekkür ederim bana kucağını açtığın için.

Alsancak, Pasaport, Konak... Teşekkür ederim beni misafir ettiğiniz sokaklara.

Martılar... Maviz gökyüzünden, tan yerinden çıkıp gelen beyaz kanatlı arkadaşlarım teşekkür ederim vapur sefalarıma eşliğiniz için.

Bostanlı sahil... Martılar, pelikanlar, karabatak kuşları...

Daha saymakla biteremeyceklerim; gözüme gönlüme güzellik katan nice yaşanılası güzellikler, teşekkür ederim.

Gidiyorum İzmir'im, sen doyamadığım bir aşksın benim için. Hiç bir şehri sevmedim bu kadar; dahası ben seninle bir şehri sevmeyi öğrendim. Senin sınırlarında olmak dahi beni mutlu etmeye yetti şu üç haftada. Sana doğan güneşle uyanmak, geceye laciverti seninle çekmek. İzmir'de olmak... Özlenesi şehrim, gidiyorum artık. Son kez uğurluyorsun beni Ankara'ya.

Mevsim mevsim işledim seni içime. Senin kucağında büyüdüm ben; ben seninle bir şehir küçük bir kızı nasıl büyütür onu öğrendim.

Bir gün yine döneceğim sokaklarına, sana...