Bulutların arasından sızmaya çalışan kış güneşi... Beyaz mavi gökyüzü... Arka fonda pinhani içinden geleni söyle kalırsa yazık olur diye sesleniyor "hele bi gel" şarkısından. Hele bi gel sen uzaklar sana gelirler... Hafif hafif bi enerji doluyor içime dinledikçe. Hele bi gel bütün dertler bitiverir... Bekle İzmir geliyorum; seninleyim evim, odam, sahilim, vapurum, beyaz martılarım, kırmızı bisikletim, mavi perdem, panjurumdan sızan ince ışık, bir sandalyelik balkonum, basmaktan huylandığım yeşil çimler, bahçedeki gül ağacı, köşedeki karanfiller, minik pembe abajurum, kitaplarım... Bana huzur veren herşey bekleyin geliyorum. Bir tutam hoşçakal Ankara... Pazartesi gece 22:50 uçağından söyleyeceğim bu sözü bir kez daha. Ve şubat geldiğinde sen bir kez daha karşılayacaksın beni; evim, şehrim sensin çünkü benim artık uzun bir süre. Misafirliğe gidiyorum ben İzmir'e... Hani salmıştım ya iplerini aklımın yenileriyle değiştirip geleceğim geriye; yeniden bağlamak için...
...
Sonbahar yağmurlarıyla yıkandım, kışın düşen pamuk karla serinlik, sakinlik kattım benliğime, henüz yaşamadığım ilkbaharın umutları var içimde, Yaz mı?.. hele bi bahar gelsin de...
No comments:
Post a Comment