Sunday, September 27, 2009

bir parça "gece"


... Açık duran kapıdan kendimi dışarı gecenin kucağına atıverdim. Yıldızlar üstüme üstüme kayıyor dilek tutamadan kayboluyorlardı. Gölün kıyısına varınca baharın temizlediği lacivertte dilek yıldızımı aradım, yoktu herzaman durduğu yerde değildi. Oysa son bir dilek tutmak istemiştim. Sadece bir dilek... Diğerlerine göz gezdirdim, hiç biri onun kadar parlamıyor ve onun gibi gülümsemiyordu bana. Bir tanesi bile bir umut vermiyor göz kırpmıyordu bu gece. Çaresizce bakakaldım gökyüzüne gecenin hafif esintisi omuzlarımdan saçlarımı kıpırdatırken. Dalıp gittim derinlere. Sahneden sahneye koştu gözlerim. Bir bir tüm hatıralarım diz çöktü önümde iyiler, en şahane ödülü: bir tebessümü yeterli bulurken, kötüler bir kaç damla gözyaşına bile itimat etmediler. İyi ki de etmeden çekip gittiler. Koyu gece sardı her yanımı ve onunla beraber ürperten bir korku eklendi yalnızlığımın yanına. ...

No comments: