Wednesday, September 23, 2009

Mekansız..

22 eylül 2009 saat 15.44 izmiti yararak geçiyor otobüsüm, yudumlarıma sakladığım göz yaşlarım büyük lokmalar oluyor boğazımda, yüzümde ince bir tebessüm. Ben yaşadığım ilkleri geçmiş mekanlara gömdüm hep; terk ettim. Çok acı ki dönüpte ardımda tebessümle, ya da acıyla gözlerim dolarak bakamıyorum, hatıralarımın bıraktığı izlere... Doğduğumda başladı bu kader mi kadersizlik mi yoksa sadece mekansızlık mı bilinmez gerçek. Doğduğumda gözlerimi açtığım evi kırk günlükken terk ettim. İlk emeklediğim ev benim evim bile değildi. İlk yürüdüğüm evi beş yaşlarında bıraktım, çocukluk hayalerim ve mutluluklarımla... Büyüdüğüm evi, nice ilklerime şahit duvarları, odaları, köşesini, kenarını, çocukluğumdan hatıra eşyalarımı, bebeklik kıyafetlerimi, hayatımda on bir yıl ne biriktirdiysem bir gece gömdüm toprağa... İlk genç kızlığımı tattığım evi on dördümde, ilk kez kendimi keşfetmeye başladığım evi on altımda ailemle birlikte bıraktım. bu yaşıma değin ne kadar ilkim varsa şu hayatta yurt odalarına bırakıp çıktım, göçebe hayallerimle beraber. Doğduğumdan bu yana ne ben bir yere ait olabildim, ne bir yer bana ve geçmişime; ya da her yer bana ve geçmişime aitti. Her yeni oda, her yeni ev, o yaşımın bir hikaye sahnesi oldu. Hep bırakıp giden oldum ben, hiç saklayamadım. Bu duvarı beş yaşımda boyamıştım diyemedim. Minik bir kız çocuğuyken burada oynamıştım diyemedim. Hiç saklayamayanım ben, mekansız bir ruhum, dönüpte duvarlarından anılarımın sesleri gelecek bir evim olmadı hiç, olamadı. Ne ben bir yere ait olabildim, ne bir yer bana, ya da bana ait mekanlar hiç benim olmadı. Çocukluğumun, gençliğimin, ilk aşk heycanlarımın yaşandığı, bırakıldığı mekanlara hiç dönmediğimden, dönemediğimden onlar bıraktığım boş odalarda, duvarlarda, kapılarda, sesleri salt benin içinde yağan yağmurun gölgesinde kalarak sessizliklerinde hiç büyümeden, değişmeden, makyajlanmadan, sade devam ediyorlar ayrı ayrı... Bir birlerinden habersiz ya da bilerek...

Ve ben bu kadar parçaya bölünmüşlükle elimdeki iki onluk iki bozuklukla şimdi, başka mekanlarda, aitsizliğimi kabullenip içeriye akıtıyorum şimdimi...

No comments: